Sabahları, güneş ufuktan doğup Vezirköprü'nün dağ köylerini aydınlatmaya başladığında ilk duyduğunuz ses, uyanmış olan doğanın sesi olacaktır. Üzerinde kuş cıvıltıları ve rüzgârın hışırtısı eşlik ederken, bu senfoniye dahil olan başka bir nota daha vardır - fındık kavurma! Ah, evet... Bu küçük köyde fındık kavurmanın büyülü aroması tüm sokakları kaplar.
Bir sabah namaza kalkmış adamın, davetkâr bir fındık kavrulmasının kokusunu içine çekerek kendisini tanımlayan nefesi, hikayemizin başlangıç noktasıdır. Buradan, Vezirköprü'nün taş evli, sevimli dağ köyünün dar sokaklarından aşağı doğru ilerledikçe, bu güzel aromanın kökenini ararız.
Fındığın ana yurdu olarak bilinen Karadeniz Bölgesi’nin, tüm görkemiyle sergilendiği bir yer burası. Buranın sakinleri, geleneksel tarzda fındık kavurmayı yüzyıllardır devam ettiriyor. Kimi zaman büyük bir dikkatle odun ateşi üzerinde, kimi zaman da modern mutfaklarda taneleri titizlikle seçilen fındıklarla gerçekleşir bu büyü. Köy meydanında sergilenen bu sanat, yaşlılar, çocuklar, gençler... herkesi bir araya getiren bir etkinlik haline gelmiştir.
Bir köy çocuğunun çıtır çıtır fındıklarını yerken çıkardığı ses, fındık kavurmanın gelenekselleşmiş ritmine eşlik eder. Kavrulan fındığın çıtırtısı, rüzgarın hışırtısını ve kuş seslerini aşar. Hızlıca kavrulan fındık tanelerini bir tencereye dökerken oluşan ses, davul sesleri gibi yankılanır. Bu nağme, fındığın en belirgin sesidir.
Geleneksel fındık kavurma ritüeli, kavrulmuş fındıkların çıtır çıtır olana kadar döndürülmesini ve ardından soğumaya bırakılmasını içerir. Ardından fındıklar, içinde bulunan her bir parçacığı çıtırtı ve kokusuyla deneyimlememiz için bize sunulur.
Vezirköprü dağ köyündeki fındık kavurmanın büyüsünü takdir etmek için, ağızda dağılan fındığın lezzetini tatmış olmanız gerekir. Burada, fındık tat ve doku olarak tam bir şölen sunar. İçine alırsınız, dişlerinizin arasına kıyafet giydirmiş gibidir; önce çıtır, sonra yumuşak ve en sonunda lezzetli bir tat bırakır.
Bu lezzetlerin büyüsü, ağızda uzun süre kalır ve köye duyulan özlemi her daim canlı tutar. Bu, Vezirköprü'deki dağ köyünün fındık kavurmanın sessiz ama güçlü bir özelliğidir. Bu köy, fındıklarla yaşayan ve nefes alan, kuş sesleri ve fındık kavrulması arasında huzur bulan sakin bir mekandır.
Kısacası, fındığın ve insanların birbirine karıştığı bu eşsiz lezzetli nokta, Vezirköprü dağ köyünde fındık kavurma, adeta bir yaşam biçimidir ve buranın sakinleri için vazgeçilmez bir öğedir. Vezirköprü, fındık kavurma denilince aklımıza ilk gelen yerlerden birisi olmayı hakkıyla başarıyor.
Fındığın başkenti Vezirköprü'nün dağ köylerinde fındık kavurmanın keyfini çıkarmak, tatil planlarınızda bulunmalı. Unutmayın, yaşamak için deneyimlemek gerekir ve fındık kavurmanın büyüsü, en iyi yerinde, yani Vezirköprü'nün dağ köylerinde yaşanır!
Bir sabah namaza kalkmış adamın, davetkâr bir fındık kavrulmasının kokusunu içine çekerek kendisini tanımlayan nefesi, hikayemizin başlangıç noktasıdır. Buradan, Vezirköprü'nün taş evli, sevimli dağ köyünün dar sokaklarından aşağı doğru ilerledikçe, bu güzel aromanın kökenini ararız.
Fındığın ana yurdu olarak bilinen Karadeniz Bölgesi’nin, tüm görkemiyle sergilendiği bir yer burası. Buranın sakinleri, geleneksel tarzda fındık kavurmayı yüzyıllardır devam ettiriyor. Kimi zaman büyük bir dikkatle odun ateşi üzerinde, kimi zaman da modern mutfaklarda taneleri titizlikle seçilen fındıklarla gerçekleşir bu büyü. Köy meydanında sergilenen bu sanat, yaşlılar, çocuklar, gençler... herkesi bir araya getiren bir etkinlik haline gelmiştir.
Bir köy çocuğunun çıtır çıtır fındıklarını yerken çıkardığı ses, fındık kavurmanın gelenekselleşmiş ritmine eşlik eder. Kavrulan fındığın çıtırtısı, rüzgarın hışırtısını ve kuş seslerini aşar. Hızlıca kavrulan fındık tanelerini bir tencereye dökerken oluşan ses, davul sesleri gibi yankılanır. Bu nağme, fındığın en belirgin sesidir.
Geleneksel fındık kavurma ritüeli, kavrulmuş fındıkların çıtır çıtır olana kadar döndürülmesini ve ardından soğumaya bırakılmasını içerir. Ardından fındıklar, içinde bulunan her bir parçacığı çıtırtı ve kokusuyla deneyimlememiz için bize sunulur.
Vezirköprü dağ köyündeki fındık kavurmanın büyüsünü takdir etmek için, ağızda dağılan fındığın lezzetini tatmış olmanız gerekir. Burada, fındık tat ve doku olarak tam bir şölen sunar. İçine alırsınız, dişlerinizin arasına kıyafet giydirmiş gibidir; önce çıtır, sonra yumuşak ve en sonunda lezzetli bir tat bırakır.
Bu lezzetlerin büyüsü, ağızda uzun süre kalır ve köye duyulan özlemi her daim canlı tutar. Bu, Vezirköprü'deki dağ köyünün fındık kavurmanın sessiz ama güçlü bir özelliğidir. Bu köy, fındıklarla yaşayan ve nefes alan, kuş sesleri ve fındık kavrulması arasında huzur bulan sakin bir mekandır.
Kısacası, fındığın ve insanların birbirine karıştığı bu eşsiz lezzetli nokta, Vezirköprü dağ köyünde fındık kavurma, adeta bir yaşam biçimidir ve buranın sakinleri için vazgeçilmez bir öğedir. Vezirköprü, fındık kavurma denilince aklımıza ilk gelen yerlerden birisi olmayı hakkıyla başarıyor.
Fındığın başkenti Vezirköprü'nün dağ köylerinde fındık kavurmanın keyfini çıkarmak, tatil planlarınızda bulunmalı. Unutmayın, yaşamak için deneyimlemek gerekir ve fındık kavurmanın büyüsü, en iyi yerinde, yani Vezirköprü'nün dağ köylerinde yaşanır!