Asarcık'ta yağmurdan sonra dünyanın değiştiğini söylesem yalan olmaz. Benzersiz bir atmosfer kaplar tüm köyü, adeta yeni bir mevsime geçmiş gibi hissettirir. Tam da günbatımında, o son damlanın düştüğü andır benim en sevdiğim. Ahenkli damla sesleri ve toprağın mis gibi kokusu birleşir. Gözlerinizi kapatıp hayallere dalarsınız.
Bütün bu doğal senfoni, dik köylerimizin taş evlerinden daha net duyulur. Neden mi? Çünkü evlerin çatıları oldukça geniş olduğu için her yağmur damlası hemen dikkat çeker. Bir müzisyenin çaldığı melodiyi hayal edin; çatılarda dans eden damlalar işte o melodiye eşlik eder.
Sonra Karşıyaka Tepe'de İsmail Dayı'nın tarlalarında biçerdöverler çalışmaya başlar. Metal çığlıklarıyla karıştığı yağmur sesi, bulutlar arasından sızan güneş ışığıyla altın rengi alır.
Belki en güzel yanı, tüm bu atmosferi birlikte paylaşıyor oluşumuzdur. Çocukların güle oynaya sokaklarda koşturduğunu görürsünüz, anneler sobaları yakar ve evlerin şömine dumanı köyün üzerinde gri bir perde oluşturur. Herkes birbirine karışmış ve iç içe olmuş halde, yağmurun getirdiği neşeyle kahkahalar atar.
Yağmur sonrası Asarcık'ın ne kadar etkileyici olduğunu anlamak için burada olmanız gerek. Gözlerle görülenden çok daha fazlası var. Bir ressam, bir şair veya bir müzisyen her nasıl duygularını renk, kelime ve notalara dökerse; biz de aynısını bu atmosferle yapıyoruz.
Asarcık'a gelirken güneşi batırıp, yağmurdan sonraki görüntülerimizi ve seslerimizi kesinlikle deneyimlemenizi tavsiye ederim. Bize özgü bu durum, sizin de anılarınıza yer edinecektir. Bu küçük ama sevdiğimiz dünyanın güzelliklerini keşfetme fırsatını kaçırmayın.
Bütün bu doğal senfoni, dik köylerimizin taş evlerinden daha net duyulur. Neden mi? Çünkü evlerin çatıları oldukça geniş olduğu için her yağmur damlası hemen dikkat çeker. Bir müzisyenin çaldığı melodiyi hayal edin; çatılarda dans eden damlalar işte o melodiye eşlik eder.
Sonra Karşıyaka Tepe'de İsmail Dayı'nın tarlalarında biçerdöverler çalışmaya başlar. Metal çığlıklarıyla karıştığı yağmur sesi, bulutlar arasından sızan güneş ışığıyla altın rengi alır.
Belki en güzel yanı, tüm bu atmosferi birlikte paylaşıyor oluşumuzdur. Çocukların güle oynaya sokaklarda koşturduğunu görürsünüz, anneler sobaları yakar ve evlerin şömine dumanı köyün üzerinde gri bir perde oluşturur. Herkes birbirine karışmış ve iç içe olmuş halde, yağmurun getirdiği neşeyle kahkahalar atar.
Yağmur sonrası Asarcık'ın ne kadar etkileyici olduğunu anlamak için burada olmanız gerek. Gözlerle görülenden çok daha fazlası var. Bir ressam, bir şair veya bir müzisyen her nasıl duygularını renk, kelime ve notalara dökerse; biz de aynısını bu atmosferle yapıyoruz.
Asarcık'a gelirken güneşi batırıp, yağmurdan sonraki görüntülerimizi ve seslerimizi kesinlikle deneyimlemenizi tavsiye ederim. Bize özgü bu durum, sizin de anılarınıza yer edinecektir. Bu küçük ama sevdiğimiz dünyanın güzelliklerini keşfetme fırsatını kaçırmayın.