Salıpazarı'nın derin ormanlarında sonbahar havası tüm cömertliğiyle yerini almışken, kasabanın sessiz sokakları bu zamanı biliyor ve adeta uyuyor. Evet, çünkü bugün Salıpazarı halkı için büyük gün; mantar avı zamanı geldi.

Hava, berrak ve temiz bir maviye bürünmüş, güneş sonbaharı sevdiğini hissettirerek ısırıyor yüzlerimizi. Sabah kahvaltısını erkenden toparlayan kadınlar, erkekler, çocuklar, hepimiz tüm hazırlıklarımızla Salıpazarı Ormanlarının serinliğine doğru yola çıkıyoruz.

Her taraftan ağaçların hışırtılı nefesi, kuşların mutlu cıvıltısı ve küçük ayaklarının çıtırtısı ile birlikte doğanın tadını çıkarıyoruz. Eteklerimizde dolu sepetler, gözlerimizde yeni başladığımız bu serüvene dair birer kıvılcım ve heyecan dolu bir bekleyiş... Hepimiz biliriz ki, mantarların saklandığı yerler sıkı birer sırdır ve onları bulmak ormanda yaşayan sevimli kızıl tilkiler kadar zekice olmayı gerektirir.

Fakat işin heyecanı da tam burada değil midir? Kim bilir, belki yaşlı Çınar amca bu sefer tüm zamanların rekorunu kırarak ormandan en çok mantarı toplayan bizim olacaktır. Ya da küçük Ayşe, annesi ile birlikte ilk kez mantar avına çıktığı bu sabah, belki de bir mantar büyüğüne rastlayacak.

Ve nihayetinde, gün batımının altın rengi, ormanın içlerine ulaştığında, sepetlerimiz dolu ve yüzlerimiz kıpkırmızı olacak. İşte bu eşsiz deneyim sonrası, hepimiz yorgun ama dolu dolu döneceğiz evlerimize. Mantarların ormanda geçirdiğimiz o müthiş saatlerde nasıl bir sır haline geldiğini anımsarken, belki de yanında küçük bir tabak tuzla yudumlayacağımız rakının yanına en iyi eşlik edecek yemeği oluşturacaklar.

Sonbaharın bu güzel rengi, Salıpazarı ormanlarında mantar avı ile tekrar hayat buluyor. Bu neşe dolu yolculuğun hem sıcaklığını hem de samimiyetini herkes yaşamalı. Belki de siz de bir sonbahar sabahı kendinizi Salıpazarı'nın o mis gibi kokulu ormanlarında, mantarların peşinde bulabilirsiniz. Öyleyse ne duruyorsunuz, ayakkabılarınızı giyin ve mantar sepetinizi alıp gelin, doğanın bu serüvenine bizimle katılın.