Merhaba dostlar, bugün sizlere yine Terme'de küçük bir yolculuğa çıkaracağım. Bu kez durağımız, kapımızı yumuşakça tıklattığında kalbimizi neşeyle dolduran lahana satıcısı amcamız. Sebze pazarının köşe başında beliren bu beyaz saçlı adamı çoğumuz biliyoruz. O, ağır bir usta havasıyla onu daha önce tanımayanlara kendisini tanıtır: ben sizin lahana satıcınız, Terme'nin ve Terme deltasının gözbebeği.
İlk onu tanıdığınızda nasıl da gülümser ve en taze lahanaları sizin için ayırır. Bakarken hissettiğimiz çıtır çıtır lahana yapraklarının kokusu, zihnimizi rahatlatan, kalbimizi ısıtan türden. Komşunun bir buçuk yaşındaki oğlunun masum sesi ile işte tam da burada birleşir, duygu ve renkler arasında bir bahçeye taşır bizi.
Her gün şehrin gürültüsünden kaçarak Terme deltasını ziyaret ediyoruz. Lahana tarlaları ile ilerlerken, lahana satıcısının güler yüzü karşılar bizi. Neşe saçan bu yüzden ötürü onunla sohbet etmek hafif bir melodi gibi gelir bize.
Geliyor ve 'Bugünün lahanaları taze ve kokulu!' diye bağırıyor. Çevresine yaydığı enerji ve güzel kokular bütün meydanı kaplar. Herkes başını çevirip bakar. Biri sorar: 'Lahanalar nereden?' O gülümser ve der ki, 'Terme deltasının bereketli topraklarından!' Lahana yapraklarından çıkan mis gibi koku, bronzlaşmış elleriyle saçılan toprak parçacıklarının kokusuyla karışır ve nefis bir ahenk oluşturur. Günün stresi bir anda yok olur. Terme'nin sevilen siması lahana satıcısı, her zaman olduğu gibi yine içten bir şekilde bize veda eder, 'Yarın görüşmek üzere.' diye seslenir.
İşte Terme bu, dostlarım! Birbirini tanıyan ve hep bir araya gelen insanları, her köşebaşında taze, mis kokulu sebzeleri, ırmaklarını ve deltanın bereketli topraklarını seviyoruz. Lahana satıcısıyla geçirdiğimiz her an, bize bu şehirde yaşamanın tadını, samimiyetini ve huzurunu hissettiriyor. Terme, gerçekten de yaşamak için harika bir yer! Herkese bereketli alışverişler ve sağlıklı günler diliyorum. Ve unutmayın, her zaman taze lahana alabileceğiniz bir yeriniz var: Terme deltası!
İlk onu tanıdığınızda nasıl da gülümser ve en taze lahanaları sizin için ayırır. Bakarken hissettiğimiz çıtır çıtır lahana yapraklarının kokusu, zihnimizi rahatlatan, kalbimizi ısıtan türden. Komşunun bir buçuk yaşındaki oğlunun masum sesi ile işte tam da burada birleşir, duygu ve renkler arasında bir bahçeye taşır bizi.
Her gün şehrin gürültüsünden kaçarak Terme deltasını ziyaret ediyoruz. Lahana tarlaları ile ilerlerken, lahana satıcısının güler yüzü karşılar bizi. Neşe saçan bu yüzden ötürü onunla sohbet etmek hafif bir melodi gibi gelir bize.
Geliyor ve 'Bugünün lahanaları taze ve kokulu!' diye bağırıyor. Çevresine yaydığı enerji ve güzel kokular bütün meydanı kaplar. Herkes başını çevirip bakar. Biri sorar: 'Lahanalar nereden?' O gülümser ve der ki, 'Terme deltasının bereketli topraklarından!' Lahana yapraklarından çıkan mis gibi koku, bronzlaşmış elleriyle saçılan toprak parçacıklarının kokusuyla karışır ve nefis bir ahenk oluşturur. Günün stresi bir anda yok olur. Terme'nin sevilen siması lahana satıcısı, her zaman olduğu gibi yine içten bir şekilde bize veda eder, 'Yarın görüşmek üzere.' diye seslenir.
İşte Terme bu, dostlarım! Birbirini tanıyan ve hep bir araya gelen insanları, her köşebaşında taze, mis kokulu sebzeleri, ırmaklarını ve deltanın bereketli topraklarını seviyoruz. Lahana satıcısıyla geçirdiğimiz her an, bize bu şehirde yaşamanın tadını, samimiyetini ve huzurunu hissettiriyor. Terme, gerçekten de yaşamak için harika bir yer! Herkese bereketli alışverişler ve sağlıklı günler diliyorum. Ve unutmayın, her zaman taze lahana alabileceğiniz bir yeriniz var: Terme deltası!