Trenlerin dolusuyla geçmişe yolculuk yaptığımız, zamanın durduğu yerdir Tekkeköy. Demiryolu kasabası olarak bilinir, ancak Tekkeköy'deki trenlerin hikâyesi, sadece demiryolları ve trenlerle sınırlı değildir. Belli bir yaşın üzerinde olanlar bilirler, bu tren yolculuğu tıpkı bir zaman tünelidir; sizi alır, geçmişe, unutulmuş zamanlara götürür.

Trenlerin güzergahı boyunca sizi tarihi tekkeköy evleri, kapısını hafifçe araladığınızda içerisinde yılların anılarını barındıran eski lokanta ve çay bahçeleri karşılar. Bu yerler adeta zamanla yarışan, eski günlerin anısını yaşatan kahramanlardır. Tekkeköy demiryolu kasabası sanki taşları, toprağı, yollarıyla size eski zamanların hikâyelerini anlatmaya çalışır.

Demiryolu boyunca size eşlik eden neredeyse yüz yıllık çınar ağaçlarına dikkat çekmeden geçemem. Onlar da tıpkı bu kasabanın sessiz tanıkları, unutulmuş zamanların hikayecileri gibidir. Biraz yakından dinlerseniz, adeta trenlerin geçişini, çocukların oyun seslerini, eski insanların dedikodularını anlatabilirler size.

Esnafların arasında dolaşırken burnunuza değen çiçek kokuları, taze pişmiş pide kokuları bir başka güzeldir. Köprübaşı Çarşısı'nda geçmişi, buharlaşan çayı ile birlikte hatırlatan Ahmet Amca'nın çay bahçesi, gözlerinizde yaş tutan manzarasıyla hoş bir hatıradır.

Yük trenleri, demiryolu kasabasında hala eskisi gibi hareketliliğini koruyor. Tren raylarının çıkardığı sesler, kasabanın nabzını oluşturuyor. Her geçen tren, giderken bir parça nostalji bırakır geriye.

Tekkeköy'de demiryolu kasabasında yaşamak, o güzel anıları teneffüs etmek, unutulmuş zamanları hatırlamak demek... Bir hüzün kaplar içimizi düşündükçe, bir yandan da bir tebessüm belirir dudaklarımızda, tıpkı Tekkeköy demiryolu kasabasının, tıpkı trenlerin, o güzel anıların güzelliği gibi... Ah Tekkeköy’ah…

Her ayrıntıda yılların birikmiş özlemini, hatırasını bulabilirsiniz. Kasabanın her köşesi, her taşı, her ağacı, her esnafı size bir hikaye fısıldar. Tek yapmanız gereken, kulak vermek o hikayelere...