Tekkeköy, Samsun'un gözde ilçelerinden biri; hepimizin bildiği gibi, bir gemi yapım merkezi olarak yerel bir itibara sahip. Bu rüzgarlı kasabadan gelen birçok gemi, iri gövdesi ve sağlam ağaç işçiliğiyle dünya genelinde denizcilere hayranlık uyandırıyor. Tekkeköy’ün küçük bir hatırasına doğru yapılan bu yolculukta, bu sakin yerin romantik ve ustalıklı gemi yapım sürecine dair izleri takip edeceğiz.

Tekkeköy'ün dar sokaklarından geçerken, badem ağaçlarının tatlı kokusunu ve gemi atölyelerinden gelen belirgin ağaç kokusunu duyabilirsiniz. Kulaklarınızı dikkatli bir şekilde açarsanız, bir çekiç düşerken veya bir testere sürtünürken ağacın tenhasından çıkan melodik sesleri ayırt edebilirsiniz. Hemen her köşe başında, hayatını gemi yapımına adamış bir Tekkeköylüyle karşılaşabilirsiniz.

Gemi yapım işçileri, zaman zaman merakla ziyaretçilere, "Gemimiz denize düştüğünde, gövdemiz de denize düştü demiştim," şeklinde geleneksel deyimlerle hikayeler anlatır. Belki de bu duygu, bir geminin yaratılması sürecinde, ahşabın şekillendirilmesi, geleneksel tekniklerle birleştirilmesi ve sonra en soğuk denizlerde bile sızdırmaz olmasını sağlamak için iyice cilalanmasıyla, her gemiye kalp atışının başladığı yerden hayat verilmesi gerektiğine dair bir inançtır.

Tekkeköy'deki hanelerin çoğu bir zamanlar yalınayak dolaşan ve çıraklık yaparak işe başlayan gemi ustaları tarafından kuruldu. Aynı sokaklarda oynayan çocukların ağzından çıkan ''Bir gemi yapacağım.'' sözleri, bir rüyanın peşinden koşma ve Tekkeköy’ün gururunu devam ettirme konusundaki kararlılıklarını bizlere gösteriyor. Onlar ne yapıyor biliyor musunuz? Eski gemi yapım geleneğini ve sırlarını devam ettiriyor.

Her gemi, kendi hikayesini anlatan bir dizi ses, koku ve anı ile birlikte denize iner. Tekkeköy'deki gemi yapımına derin bir saygı duyarak, hepimiz bu küçük kasabanın büyük kalbinin ve güçlü karakterinin bir parçası olma ayrıcalığına sahip oluyoruz. Hem kendi geçmişini hem de ülkenin denizcilik tarihini yansıtan bu cennet köşesinde yaşamak ve yaşamaya devam etmek büyük bir onurdur.

Sonuç olarak, Tekkeköy'deki gemi yapım süreci, zanaatkarlıkla beraber bize köklerimizden aldığımız esintileri de getiriyor. Dolayısıyla bir Tekkeköylü her zaman için, ''İşte orası benim evim.'' diyecek ve merakla beklenen yeni bir geminin yelken açacağı o muhteşem anı hayal edecek.