Salıpazarı; yemyeşil ormanları, taze havası ve yerli halkın misafirperverliği ile adeta bir cennet köşesi. Ormanın her köşesi ayrı bir tat saklar adeta ve Salıpazarı ormanlarında mantar avı herkesin kaçırmaması gereken bir serüven.
Sabahın erken saatlerinde, bir Mantar Avcısı olarak Salıpazarı ormanlarında nefis bir yürüyüşe başlarsınız. Yolunuzu aydınlatan hafif ve canlı güneş ışığı, çıtırdayan yaprakları ve bütün ormanı kaplayan çam ağaçlarının kokusu ile baş döndürücü bir uyandırma olur bu.
Suyunu hiç kaybetmeyen çayların yanından, ormanın içinden geçerek, Ortaçağ'ın derinliklerine dalarsınız. Bir tür sansasyonel zaman yolculuğu. Ayrıca ormanın dinginliği, huzur dolu havası ve doğa sesleri de insana sakinlik veriyor. Ormanda sanki kendi kendine olan büyü, sessizliği ve doğanın ritmini hissedersiniz.
Türkiye'nin çeşitli bölgelerinden birçok mantar avcısının mekanı olan bu özel ormanda avlanırken, duyacağınız her sese kulak verin. Kuş sesleri, rüzgarın yankılandığı ağaçlar ve hatta hayvan ayak izlerinin oluşturduğu doğal orkestra, ormanda bulunan seslerin tümünü içerir.
Salıpazarı'nın merkezindeki Atatürk Caddesi'nden sonbaharın renklerini taşıyan ormana doğru adım atıldığında, ormanın kokusu sizleri sarar. Biraz daha ilerledikçe kızılçam ve sarıçam ağaçlarının arasından minik mantarların belirdiğini göreceksiniz. Yolunuzun üzerinde güzelliği ile sizi büyüleyecek mantarları topladığınızda, hafif toprak kokusu eşliğinde evinize döndüğünüzde, topladığınız mantarları temizlerken yaşayacağınız heyecan paha biçilemez olacak.
Mantar avı deneyimi sıradan bir yürüyüşten çok daha fazlasıdır. Kendinizi çevreleyen doğanın büyüsünü hisseder, rahatlarsınız ve belki de en önemlisi, lezzetli bir öğüne katkıda bulunur. Soğuk bir kış akşamında, topladığınız mantarları kısık ateşte pişirirken, ormanda geçirdiğiniz zamana dair hatıralarınız canlanacak.
Sonbaharın renklerini ve ormanın bu eşsiz güzelliğini tatmak için daha ne bekliyorsunuz? Şimdi mantar sepetinizi alın ve Salıpazarı'nın bu harika ormanına doğru yola çıkın. Unutmayın, mantarlar sizleri bekliyor!
Sabahın erken saatlerinde, bir Mantar Avcısı olarak Salıpazarı ormanlarında nefis bir yürüyüşe başlarsınız. Yolunuzu aydınlatan hafif ve canlı güneş ışığı, çıtırdayan yaprakları ve bütün ormanı kaplayan çam ağaçlarının kokusu ile baş döndürücü bir uyandırma olur bu.
Suyunu hiç kaybetmeyen çayların yanından, ormanın içinden geçerek, Ortaçağ'ın derinliklerine dalarsınız. Bir tür sansasyonel zaman yolculuğu. Ayrıca ormanın dinginliği, huzur dolu havası ve doğa sesleri de insana sakinlik veriyor. Ormanda sanki kendi kendine olan büyü, sessizliği ve doğanın ritmini hissedersiniz.
Türkiye'nin çeşitli bölgelerinden birçok mantar avcısının mekanı olan bu özel ormanda avlanırken, duyacağınız her sese kulak verin. Kuş sesleri, rüzgarın yankılandığı ağaçlar ve hatta hayvan ayak izlerinin oluşturduğu doğal orkestra, ormanda bulunan seslerin tümünü içerir.
Salıpazarı'nın merkezindeki Atatürk Caddesi'nden sonbaharın renklerini taşıyan ormana doğru adım atıldığında, ormanın kokusu sizleri sarar. Biraz daha ilerledikçe kızılçam ve sarıçam ağaçlarının arasından minik mantarların belirdiğini göreceksiniz. Yolunuzun üzerinde güzelliği ile sizi büyüleyecek mantarları topladığınızda, hafif toprak kokusu eşliğinde evinize döndüğünüzde, topladığınız mantarları temizlerken yaşayacağınız heyecan paha biçilemez olacak.
Mantar avı deneyimi sıradan bir yürüyüşten çok daha fazlasıdır. Kendinizi çevreleyen doğanın büyüsünü hisseder, rahatlarsınız ve belki de en önemlisi, lezzetli bir öğüne katkıda bulunur. Soğuk bir kış akşamında, topladığınız mantarları kısık ateşte pişirirken, ormanda geçirdiğiniz zamana dair hatıralarınız canlanacak.
Sonbaharın renklerini ve ormanın bu eşsiz güzelliğini tatmak için daha ne bekliyorsunuz? Şimdi mantar sepetinizi alın ve Salıpazarı'nın bu harika ormanına doğru yola çıkın. Unutmayın, mantarlar sizleri bekliyor!