Eğer Çarşamba pazarında bir sabahın ilk saatlerindeyseniz, taze fındıkların bu sezonki ilk mahsulünün yaklaştığını anlarsınız. Şehri uyanık tutan kokular karışımı bir anda yerini, tezgahlardan yayılan taze fındığın çiğ ve tatlı kokusuna bırakır.

Tek bir adımda, sebze tezgâhları ve fındık depoları arasında geçiş yaparsınız. Ali Usta'nın tezgahı her zaman fındıklarla dolu olur ve her zaman bir avuç fındığınızı kabul eder. Sıcak ve güler yüzlü Ali Usta, Çarşamba pazarının en eğlenceli yüzlerinden biri. Fındığı müşterilere sunarken her zaman bazı hikayeler anlatır. Sanki o, bu taze lezzetlerin şarkılarını söylüyormuş gibi...

Arkasındaki eski fındık depolarında, dayısının çocukları Oğuz ve Serdar, sabahın erken saatlerinden itibaren taze fındıkları ayıklar. Fındığın kabukları çatırdar, işte bu mevsim geldiğinde en çok özlediğimiz seslerden biridir. Büyük bir dikkat ve sevgiyle, kardeşler her bir fındığı tek tek seçer, bu da fındığın lezzetini gözle görülür şekilde artırır.

Çarşamba pazarında saatler ilerledikçe, fındık tezgahlarından ve depolardan yükselen tatlı ve taze fındık kokusu, pazarın bir parçası olur. Bu kokunun karışımı, yaz mevsiminin geldiğini, güneşli günlerin ve Çarşamba pazarında keyifli anların yakın olduğunu hatırlatır. İnsanlar sokaklarda dolanırken, çevrelerini saran bu fındık kokusu, onları gülümsetir ve yüzlerinde sevinçle parlar.

Çarşamba pazarı, küçük bir kasabanın hayatının dinamikleri ve merakını koruyor. Taze fındık sezona girdiğinde, bu coşku ve neşeyi tüm kasabaya yayıyor. Çünkü fındık mevsimi geldiğinde, Çarşamba pazarının çevresindeki sokaklar neşe ve eğlence dolu olur. Pazardan geçerken, ıslık çalarak yürüyen gençlerin, pazarda harcadıkları paranın hesabını yapan yaşlıların ve çocukların koşuşturmasını görebilirsiniz. Hepsi de fındıklarını almak ve onların büyülü hikayesine katkıda bulunmak için tezgahları ziyaret eder.

Çarşamba pazarındaki her bir fındık depo hikayesi, küçük bir kasaba yaşamının heyecanını, neşesini ve tatlı anılarını canlandırır. Tatlı fındık mevsimi, tüm bu hikayelerin ana karakteridir ve bu hikayeler, taze fındıkların lezzetiyle birleştiğinde, kasabanın kalbinde hep hatırlanacaktır.