Çarşamba günleri benim için tam bir macera. Çünkü o gün, hemşerilerimin en sevdiği yer olan Çarşamba Pazarı'ndan fındık satın alma günü. Fındık toplamak, kabuklarını soymak ve sonra aileyle birlikte keyif almak için özellikle topladığımız güzelliklerden biri bu. O günün sabahı hep aynıdır; güneşin doğuşuyla beraber çıktığımız sokaklar, sessizlikten uyanan serin sabah havası ve ayaklarımızın altında hışırdıyan kuru yapraklar.
Pazar yerine varmak ise tam bir festival gibidir. Heyecanı, tüccarların çığlıkları, yerel radyo kanallarının büyüleyici melodileriyle dolu olan bu alan, hemşerilerimin gününü renklendiriyor. Şehrin üstünde asılı kalan fındık kokusu, bir tür hasretin, özlemin ve yüz yıllar önceki geleneklerin hatıralarının geri döndüğünü hissettirir.
Tüm komşularımız oradaydı. Rahmetli Hasan amca, bayram günlerinde bize koca bir torba dolusu fındık getirirdi. Ya da yüzü hep kırışık ve gözlüklerinin üzerinde hep gülümseyen Neriman teyze, her Çarşamba yaptığı koca bir kova dolusu fındıklı kek tarifini herkese anlatırdı. Daha sonra elimizi çocuk gibi yavaşça kaldırır ve heyecanla beklerdik; kimin daha fazla fındık toplayacağını görmek için.
Pazarda geçirdiğimiz her gün, herkesin, özellikle çocukların, hayatın küçük ama önemli zevklerini yaşamak için bir fırsat. Pazarın girişinde oynayan çocukların, fındığı iki eliyle sıktığında çıkan kabukların keskin sesi, fındığın tatlı ve hafif kokusu.. Ah, bu anılar bile insana tatlı bir hüzün veriyor.
Yıllar geçtikçe, Çarşamba pazarında yapılan bu fındık alışverişlerinin tadı hiçbir yerde yok. Fındığın bu değişmez gerçeği, bizleri hikayeleriyle birlikte memleketimizin geleneklerine daha da yakın kılıyor. İnsanın içini ısıtan bu hikayeler, her çarşamba meydan okuma ve bize benzersiz bir yolculuğa çıkarıyor.
Çarşamba Pazarı’nın hayat dolu, renkli ve coşkulu ortamıyla dolup taşan fındık deposu hikayeleri, bizleri hem geçmişle hem de geleneklerimizle yeniden bağlantı kurmaya davet ediyor. Gelenekler ve alışkanlıklar zamanla değişse bile, Çarşamba Pazarı’nda fındık alışverişinin sunduğu deneyim, bizim için her zaman sabittir. Ve bu durum, bizim kültürümüzün, tarihimizin ve en önemlisi aidiyetimizin bir parçası olmuştur.
Bu nedenle, bir dahaki sefere fındık aldığınızda, bilin ki siz de büyük bir hikayenin parçasısınız. Ve bu hikaye, Çarşamba Pazarı'nda her hafta tekrar tekrar yaşanıyor. Pazarın cıvıl cıvıl seslerini, neşeli tüccarlarını, keyifli alıcılarını ve fındığın benzersiz kokusunu içine çekin. Çünkü bu özel anlar, fındık hikayelerinin sürekli devam etmesini sağlıyor.
Pazar yerine varmak ise tam bir festival gibidir. Heyecanı, tüccarların çığlıkları, yerel radyo kanallarının büyüleyici melodileriyle dolu olan bu alan, hemşerilerimin gününü renklendiriyor. Şehrin üstünde asılı kalan fındık kokusu, bir tür hasretin, özlemin ve yüz yıllar önceki geleneklerin hatıralarının geri döndüğünü hissettirir.
Tüm komşularımız oradaydı. Rahmetli Hasan amca, bayram günlerinde bize koca bir torba dolusu fındık getirirdi. Ya da yüzü hep kırışık ve gözlüklerinin üzerinde hep gülümseyen Neriman teyze, her Çarşamba yaptığı koca bir kova dolusu fındıklı kek tarifini herkese anlatırdı. Daha sonra elimizi çocuk gibi yavaşça kaldırır ve heyecanla beklerdik; kimin daha fazla fındık toplayacağını görmek için.
Pazarda geçirdiğimiz her gün, herkesin, özellikle çocukların, hayatın küçük ama önemli zevklerini yaşamak için bir fırsat. Pazarın girişinde oynayan çocukların, fındığı iki eliyle sıktığında çıkan kabukların keskin sesi, fındığın tatlı ve hafif kokusu.. Ah, bu anılar bile insana tatlı bir hüzün veriyor.
Yıllar geçtikçe, Çarşamba pazarında yapılan bu fındık alışverişlerinin tadı hiçbir yerde yok. Fındığın bu değişmez gerçeği, bizleri hikayeleriyle birlikte memleketimizin geleneklerine daha da yakın kılıyor. İnsanın içini ısıtan bu hikayeler, her çarşamba meydan okuma ve bize benzersiz bir yolculuğa çıkarıyor.
Çarşamba Pazarı’nın hayat dolu, renkli ve coşkulu ortamıyla dolup taşan fındık deposu hikayeleri, bizleri hem geçmişle hem de geleneklerimizle yeniden bağlantı kurmaya davet ediyor. Gelenekler ve alışkanlıklar zamanla değişse bile, Çarşamba Pazarı’nda fındık alışverişinin sunduğu deneyim, bizim için her zaman sabittir. Ve bu durum, bizim kültürümüzün, tarihimizin ve en önemlisi aidiyetimizin bir parçası olmuştur.
Bu nedenle, bir dahaki sefere fındık aldığınızda, bilin ki siz de büyük bir hikayenin parçasısınız. Ve bu hikaye, Çarşamba Pazarı'nda her hafta tekrar tekrar yaşanıyor. Pazarın cıvıl cıvıl seslerini, neşeli tüccarlarını, keyifli alıcılarını ve fındığın benzersiz kokusunu içine çekin. Çünkü bu özel anlar, fındık hikayelerinin sürekli devam etmesini sağlıyor.