Günlerden bir gün, Çarşamba’nın verimli topraklarında olmanın huzurunu yaşadım. Gökyüzünden bakıldığında buğday tarlalarının sarıya, şeker pancarlarının yeşile büründüğü, renkli bir doğa tablosuna dönüşen bu coşkulu ovada bir festival vardı. Lahana festivali; yeşilin her tonunu gördüğüm, oyunların, eğlencelerin olduğu, kültürel bir etkinlikti. Ah o mis kokulu Çarşamba pazarı...
Pazara gelir gelmez, lahanaların kokusu karşıladı beni. Taze topraktan geldiği belli olan bu koca, iri lahanaların kokusu pazardaki kalabalığı sardı. Çarşamba ovasının bereketli topraklarında yetişen bu lahanaların tadına doyamazsınız.
Lahana yemeklerinin yapıldığı birçok tezgah, etrafındaki kalabalıkla adeta bir cazibe merkezi gibiydi. Köylülerin ev yapımı lezzetlerini gördükçe canımın çekmemek için direnmeye çalıştım. Turşular, salatalar, sarmalar; hangi lezzetli yemeği denemeliyim diye düşünürken kendimi bir anda lahana festivalinin büyüsüne kapıldım.
Çocukların gülümsemesi, davul zurnanın çalınması festivalin huzuru ve neşesiyle doldurdu etrafını. Tıpkı Çarşamba Ovası'nın dolu dolu dolu olduğu gibi. İşte Çarşamba'nın lalalarıyla tanınan bu festival, doğu ve batıyı buluşturarak samimi bir atmosferde, renkli ve eğlenceli bir gün yaşatıyor.
Kadınların ellerinde lahanalarla salladığı, gençlerin dans ettiği ve çocukların güldüğü bu festival, sıcak bir yaz gününde serinletecek güzellikte. Baharatların, lahananın ve neşenin karıştığı bu festival, bizi ağırlayan Çarşamba halkına minnet duygularıyla dolu bıraktı.
Ve işte bu benim Çarşamba'nın lahana festivaline dair izlenimim. Yeşilin her tonunu barındıran, coşkunun ve neşenin eksik olmadığı bu festivalde bir gün geçirdiğim için çok memnunum. Çarşamba'da bir festivali daha keşfederek tatlı bir yaz anısı olarak hafızama kazıdım. Lahana Festivali'ni sizlere anlatarak, bir sonraki festivalde orada olmanızı diliyorum. Çarşamba'nın yeşillikleri içerisinde, lahana kokusuyla dolu, unutulmaz bir festival tecrübesini siz de yaşamalısınız.
Pazara gelir gelmez, lahanaların kokusu karşıladı beni. Taze topraktan geldiği belli olan bu koca, iri lahanaların kokusu pazardaki kalabalığı sardı. Çarşamba ovasının bereketli topraklarında yetişen bu lahanaların tadına doyamazsınız.
Lahana yemeklerinin yapıldığı birçok tezgah, etrafındaki kalabalıkla adeta bir cazibe merkezi gibiydi. Köylülerin ev yapımı lezzetlerini gördükçe canımın çekmemek için direnmeye çalıştım. Turşular, salatalar, sarmalar; hangi lezzetli yemeği denemeliyim diye düşünürken kendimi bir anda lahana festivalinin büyüsüne kapıldım.
Çocukların gülümsemesi, davul zurnanın çalınması festivalin huzuru ve neşesiyle doldurdu etrafını. Tıpkı Çarşamba Ovası'nın dolu dolu dolu olduğu gibi. İşte Çarşamba'nın lalalarıyla tanınan bu festival, doğu ve batıyı buluşturarak samimi bir atmosferde, renkli ve eğlenceli bir gün yaşatıyor.
Kadınların ellerinde lahanalarla salladığı, gençlerin dans ettiği ve çocukların güldüğü bu festival, sıcak bir yaz gününde serinletecek güzellikte. Baharatların, lahananın ve neşenin karıştığı bu festival, bizi ağırlayan Çarşamba halkına minnet duygularıyla dolu bıraktı.
Ve işte bu benim Çarşamba'nın lahana festivaline dair izlenimim. Yeşilin her tonunu barındıran, coşkunun ve neşenin eksik olmadığı bu festivalde bir gün geçirdiğim için çok memnunum. Çarşamba'da bir festivali daha keşfederek tatlı bir yaz anısı olarak hafızama kazıdım. Lahana Festivali'ni sizlere anlatarak, bir sonraki festivalde orada olmanızı diliyorum. Çarşamba'nın yeşillikleri içerisinde, lahana kokusuyla dolu, unutulmaz bir festival tecrübesini siz de yaşamalısınız.