Asarcık'ta yağmur sonrası her şey başka olur. Mevsim ne olursa olsun, cömert yağışlar köyün ortamını değiştirir. Karakteristik tepelerde, yağmurlardan sonraki taze doğa hayatını en iyi şekilde gözlemleyebilirsiniz. Bu samimiyet, köyün her karışına sızar ve gelenleri sarar. Hava tüm dünyadaki en taze hava gibidir.
Rüzgar, yağmurun taptaze bıraktığı toprağı koklar ve ılık bir his bırakır burnunuzda. Yaşlı karaçam ormanlarının kokusu misafirlerine hoş geldin der. Şehrin karmaşasından kaçanlar için bu tam bir nimettir. Köyün dost canlısı sakinleri, el sallar ve güler yüzlü bir "hoş geldin" tebessümü gönderir.
Dik köyler, yağmur sonrası ışıltıyla parlar. Yağmur suyunun düştüğü yerlerde yeni çıkan çiçeklerin çeşitli renkleri göz alır. Tepelerde yürümek, bir hikayeye dalmak gibidir. Bu yürüyüşlerde, köylülerin günlük yaşamlarını izlemek mümkün. Ekmeklerini fırınlarken, hayvanlarını otlatırken veya çamaşır yıkarken...
Şimdilik o sessiz ve huzur verici ortamda, her yağış sonrası bir canlanma olur. Kahvedeki teyzelerimizin gülümsemeleri, esnafların "Buyurun" demeleri ve çocukların koşuşturmaları, öğlenin sessizliğini yırtar. Kulağınıza neşeli çığlıklar, gülen çocuklar ve köpeklerin uluması dolup dolup çınlarsın.
Akşamlarıysa, ıssız tepeleri keşfederken mavi karanlığı seyre dalabilirsiniz. Bir elinde bardakta çay, diğerinde bakkaldan yeni çıkmış taze ekmekler, gecenin sessizliğine bir 'iyi akşamlar' bile fısıldayabilirsiniz. Gündüzleri yaşadığınız o telaşın ardından, yıldızların altında kafa dinleyip kuş seslerini dinlemek; işte bu, Asarcık'ın dik köylerinde yağmur sonrası yaşanan sade ama dolu dolu anlardır. Burası sizin köyünüz, burada bir çay, bir de mis gibi toprak kokusu var.
Rüzgar, yağmurun taptaze bıraktığı toprağı koklar ve ılık bir his bırakır burnunuzda. Yaşlı karaçam ormanlarının kokusu misafirlerine hoş geldin der. Şehrin karmaşasından kaçanlar için bu tam bir nimettir. Köyün dost canlısı sakinleri, el sallar ve güler yüzlü bir "hoş geldin" tebessümü gönderir.
Dik köyler, yağmur sonrası ışıltıyla parlar. Yağmur suyunun düştüğü yerlerde yeni çıkan çiçeklerin çeşitli renkleri göz alır. Tepelerde yürümek, bir hikayeye dalmak gibidir. Bu yürüyüşlerde, köylülerin günlük yaşamlarını izlemek mümkün. Ekmeklerini fırınlarken, hayvanlarını otlatırken veya çamaşır yıkarken...
Şimdilik o sessiz ve huzur verici ortamda, her yağış sonrası bir canlanma olur. Kahvedeki teyzelerimizin gülümsemeleri, esnafların "Buyurun" demeleri ve çocukların koşuşturmaları, öğlenin sessizliğini yırtar. Kulağınıza neşeli çığlıklar, gülen çocuklar ve köpeklerin uluması dolup dolup çınlarsın.
Akşamlarıysa, ıssız tepeleri keşfederken mavi karanlığı seyre dalabilirsiniz. Bir elinde bardakta çay, diğerinde bakkaldan yeni çıkmış taze ekmekler, gecenin sessizliğine bir 'iyi akşamlar' bile fısıldayabilirsiniz. Gündüzleri yaşadığınız o telaşın ardından, yıldızların altında kafa dinleyip kuş seslerini dinlemek; işte bu, Asarcık'ın dik köylerinde yağmur sonrası yaşanan sade ama dolu dolu anlardır. Burası sizin köyünüz, burada bir çay, bir de mis gibi toprak kokusu var.