Asarcık, Samsun'un bir ilçesi olmanın yanı sıra, belki de geceleri yıldızlara en yakın olan, dik köyleriyle de ayrı bir parıltıya sahip. En küçüklerinden en yaşlılarına kadar herkes buranın sıradışı doğasının sağladığı rahatlıkta uyur.

Bir yağmur sonrası, Asarcık'ın bu ücra köylerinde şehrin gürültüsünden uzak, temiz hava ve kırların etkileyici güzelliği tarafından sarılırsınız. Önceden yağan yağmur, kırlarda bir beyaz çarşaf gibi uzanıyor, herbir yüzde sevinç, coşku ve hayatın canlılığı oluşuyor.

Yeşil ve mavi gökyüzü, yağmur sonrası su damlacıklarının ıslattığı toprağı ve köyün üzerindeki o eşsiz gökkuşağını anlatmak gerekirse; burası adeta tablolara konu olabilecek bir huzur ve güzelliğe bürünüyor.

Güneşin kırlarda dans ederken çıkardığı ışıltı ve yağmur sonrası ortaya çıkan toprak kokusu, öylesine bir harmoni oluşturur ki duyular adeta bu ikisi arasında kaybolur. Öyle ki, taze yağmur kokusu hafifçe burnunuza girerken, tabiatın yeşilini avuçlarınıza kadar hissedersiniz.

Bulutların dağılmaya başladığı anda tepeleri kaplayan beyaz örtü yavaşça çekilir, koyunların otladığı kırların yeşili göz kamaştırır. Ardından, kuşların cıvıltıları ile sessizliği bozan bir konser başlar.

Köy halkı da yağmurla birlikle doğaya karışarak, bir bütün olur. Çocuklar kırlarda koşup oynarlar, büyükler ise bu manzarayı çayla birlikte özler ve onların da ruhlarına dokunur. Toprakta, taşta, köyün her bir köşesinde yaşam can bulur.

Sonuç olarak, Asarcık'ın yağmış sonrası sakin ve dingin doğası sizleri ağırlar ve buradan gelen herkese gülümseyerek el sallar. Bu basit ve saf yaşam, hafif bir yağmur sonrası bile insanı doğanın büyüsüne çağırır. Havanın tazeliği, göz alıcı gökkuşağı ve köy halkının samimiyeti; Asarcık'ın bu seçkin köşesini ziyaret eden herkesin yüzünde kalıcı bir gülümseme oluşturur. Sizin de Asarcık'ı ziyaret etmeniz dileğiyle...