Asarcık köyünde ilk yağmur damlalarının toprağa karışışını gözlemlediğinizde, serin havanın ve suyun canlandırdığı mis kokulu yerlerle karşılaşırsınız. Dik köylerde, yağmurlar öncesi gri-beyaz gökyüzü sonrası, derin yeşilin mükemmel bir resmini yansıtır.
Bilir misiniz, Asarcık Dik Köylerinde yaşayan bir sakin, toprağın koku farklılığını çıplak burunla anlar. Oldukça büyülü ve güçlü bir duygu. Yağmur sonrası doğa, güzelliğini gözler önüne serer, toprak kokusu çam ve kekikle karışır. Yerel halkın samimi insanları, tezgahlarda taze sebze ve meyveleri ile köyün dar sokaklarına hayat verirler.
Dokumacılığın sevilen bir uğraş olduğu bu küçük kasabanın, cana yakın halkıyla, bilge dedeler ve neşeli çocuklarla dolu sokaklarında dolaşırsınız. Köyün kahvesine oturup, köylülerle bir bardak çay içip hikayelerini dinlerseniz, köylülerin samimi ve sıcak ağırlamalarına tanık olursunuz. Arnavut kaldırımlarında dolaşırken, köy çamaşırhanesinin hemen yanında yer alan Ahmet Amca'nın sebzelerinin kokusu burunlarınıza gelir.
Geceleri sessizliğin hüküm sürdüğü bu şirin köy, sabahları hayvanların cıvıltısıyla can bulur. Sessizliği bozan tek şey, Ahmet amcanın ineklerinin çan sesidir. Asarcık’ın ilmek ilmek işlenmiş, el dokuması kilimleri ve halıları köyün sokaklarını süsler.
Tüm bu tabiatın harikalarının yanı sıra, Asarcık köyünün en güzel ve eşsiz noktası ise; yağmur sonrası görülebilecek o muhteşem gökkuşağıdır. Yağmurdan sonra yükselen bu gökkuşağı, tüm köye bir festival havası katar.
Kısacası, Asarcık Dik Köylerinde yağmur sonrası, kokusuyla, renkleriyle ve tınılarıyla kendine has bir dünya oluşturur. Ağırladığı misafirlerini etkileyen bu güzel tabiat, kendine has bir tarzı vardır ve bu tarz da onu benzersiz kılar. Haydi, sizi de bu benzersiz dünyayı keşfetmeye davet ediyorum. Bir bardak çay, bir çıtır simit ve Asarcık Dik Köylerinde ki o eşsiz manzarayı izlemeye.
Bilir misiniz, Asarcık Dik Köylerinde yaşayan bir sakin, toprağın koku farklılığını çıplak burunla anlar. Oldukça büyülü ve güçlü bir duygu. Yağmur sonrası doğa, güzelliğini gözler önüne serer, toprak kokusu çam ve kekikle karışır. Yerel halkın samimi insanları, tezgahlarda taze sebze ve meyveleri ile köyün dar sokaklarına hayat verirler.
Dokumacılığın sevilen bir uğraş olduğu bu küçük kasabanın, cana yakın halkıyla, bilge dedeler ve neşeli çocuklarla dolu sokaklarında dolaşırsınız. Köyün kahvesine oturup, köylülerle bir bardak çay içip hikayelerini dinlerseniz, köylülerin samimi ve sıcak ağırlamalarına tanık olursunuz. Arnavut kaldırımlarında dolaşırken, köy çamaşırhanesinin hemen yanında yer alan Ahmet Amca'nın sebzelerinin kokusu burunlarınıza gelir.
Geceleri sessizliğin hüküm sürdüğü bu şirin köy, sabahları hayvanların cıvıltısıyla can bulur. Sessizliği bozan tek şey, Ahmet amcanın ineklerinin çan sesidir. Asarcık’ın ilmek ilmek işlenmiş, el dokuması kilimleri ve halıları köyün sokaklarını süsler.
Tüm bu tabiatın harikalarının yanı sıra, Asarcık köyünün en güzel ve eşsiz noktası ise; yağmur sonrası görülebilecek o muhteşem gökkuşağıdır. Yağmurdan sonra yükselen bu gökkuşağı, tüm köye bir festival havası katar.
Kısacası, Asarcık Dik Köylerinde yağmur sonrası, kokusuyla, renkleriyle ve tınılarıyla kendine has bir dünya oluşturur. Ağırladığı misafirlerini etkileyen bu güzel tabiat, kendine has bir tarzı vardır ve bu tarz da onu benzersiz kılar. Haydi, sizi de bu benzersiz dünyayı keşfetmeye davet ediyorum. Bir bardak çay, bir çıtır simit ve Asarcık Dik Köylerinde ki o eşsiz manzarayı izlemeye.