Sevgili Asarcık'ın kıymetli insanları! Sizlerle birlikte bugün, Asarcık'ın o büyülü dünyasına dalmaya ne dersiniz? Hepinizin çok iyi bildiği üzere, Asarcık dik köylerimiz, yoğun yağmur sonrası apayrı bir hal alıyor. Doğa ananın üzerimize saldığı bu yaşam suyu, köyümüzü resmen yeniden doğuruyor.
Her bir köşe başında, her bir taş yığınında, her bir çalının altında yeni bir hayat başlıyor. Hani o kahverengi toprağın kokusu vardır ya, işte o da bir başka oluyor. Tohumların uyanışına tanıklık eden o güzelim kokuyu içime çekiyorum. Küçük bir çocukken annemle tarlada buğday ekerken duyduğum o toprak kokusunu özlüyorum.
Çayırların üzerine inen o minicik damlacıklar ile birlikte, bütün bir köy cıvıl cıvıl oluyor. Yavaşça süzülen yağmur damlalarının taşlar üzerinde bıraktığı sesler, kulaklara şenlik oluyor. Tarlalardaki kuşların cıvıltısı, koyunların melemeleri ve etrafta dolanan yaramaz köpekler...Her biri ayrı bir mutluluk kaynağı oluyor.
Beni bu köyden çıkarabilirsiniz ama köyün beni çıkmaz. Bizim köyün insanları, bir başka seviyorlar birbirlerini. Her sabah erkenden kalkan emektar dayılarımızın traktör sesleri, o sokaklarda uyanan çocukların gülüşleri, bütün bir köy huzura eriyor.
Yağmur sonrası günlerin en güzel yanı belki de gökyüzünde beliren o renk cümbüşü olabilir. Yağmur tüm kötülükleri, tüm olumsuzlukları temizler ve ardından o muazzam gökkuşağı belirir.
Evet, Asarcık dik köylerimizde yağmur sonrası duygusal bir yolculuk sundum sizlere. Umarım, bu kısa gezinti sizlere de, bana olduğu gibi, duygusal ve derin izler bırakmıştır. Unutmayın ki, doğada her yağmur sonrası bir yeniden doğuş vardır. Kısacası her zorluk sonrasında da bir umut doğar. Hoşça kalın.
Her bir köşe başında, her bir taş yığınında, her bir çalının altında yeni bir hayat başlıyor. Hani o kahverengi toprağın kokusu vardır ya, işte o da bir başka oluyor. Tohumların uyanışına tanıklık eden o güzelim kokuyu içime çekiyorum. Küçük bir çocukken annemle tarlada buğday ekerken duyduğum o toprak kokusunu özlüyorum.
Çayırların üzerine inen o minicik damlacıklar ile birlikte, bütün bir köy cıvıl cıvıl oluyor. Yavaşça süzülen yağmur damlalarının taşlar üzerinde bıraktığı sesler, kulaklara şenlik oluyor. Tarlalardaki kuşların cıvıltısı, koyunların melemeleri ve etrafta dolanan yaramaz köpekler...Her biri ayrı bir mutluluk kaynağı oluyor.
Beni bu köyden çıkarabilirsiniz ama köyün beni çıkmaz. Bizim köyün insanları, bir başka seviyorlar birbirlerini. Her sabah erkenden kalkan emektar dayılarımızın traktör sesleri, o sokaklarda uyanan çocukların gülüşleri, bütün bir köy huzura eriyor.
Yağmur sonrası günlerin en güzel yanı belki de gökyüzünde beliren o renk cümbüşü olabilir. Yağmur tüm kötülükleri, tüm olumsuzlukları temizler ve ardından o muazzam gökkuşağı belirir.
Evet, Asarcık dik köylerimizde yağmur sonrası duygusal bir yolculuk sundum sizlere. Umarım, bu kısa gezinti sizlere de, bana olduğu gibi, duygusal ve derin izler bırakmıştır. Unutmayın ki, doğada her yağmur sonrası bir yeniden doğuş vardır. Kısacası her zorluk sonrasında da bir umut doğar. Hoşça kalın.