Her damla bir hikaye saklar Asarcık'ta, her hikaye bir resim çizer köylerin kıvrımlı yollarında. Dik köyler, tek bir anın keskin hatlarına ev sahipliği yaparlar. Hazırlanın, yağmur sonrası Asarcık dik köylerinin kapılarını çalıyoruz ve bu masalsı yolculuğa birlikte çıkıyoruz.
İnanılmaz bir çeşitlilik görürsünüz burada, kıvrımlı yolları, koyu yeşil yapraklı ağaçları ve tabii ki, canlı renkteki çiçekleri ile. Hissedilen kokular, dinlenen sesler ve tanınan kişiler size oldukça samimi ve sıcak hissetmenizi sağlar.
Dikkatlice bakıldığında, Mehmet Amca'nın kırlangıçları beslediği ahşap evinin çatısını, tüm kasabayı saran taze ekmek kokusunu, Suat Abi'nin kahkahalarının çınlayışını ve minik Ayşe'nin tatlı hıçkırıklarını duyabilirsiniz. Her sokakta, köy meydanında, cumbalı evlerde gülüşler ve öyküler sizinle olacaktır.
Ancak, Asarcık'taki gerçek şölen yağmurdan sonra başlar. Toprağın ve taşların üzerine düşen damlalar, etrafı hafif bir sis perdesiyle sarar ve bir huzur doğurur. Her çiçek başını kaldırır ve tüm renkleriyle coşkuyu ilan eder. Ağaçların yaprakları ıslanır ve yağmurdan sonra doğanın şarkısını en yüksek sesle çalmaya başlar.
Yağmur sonrası havadaki tazelik, yüzünüze vuran serin rüzgar ve sabah çiyi ile nemli otların üzerine basmanın verdiği hafif serinlik hissi, köylülerin komşularıyla kahvesini yudumlarken birbirine sıcak gülümsemelerini, çocukların sıcak ekmek kavgası; İşte Asarcık böyle bir yerdir.
İşte bu güzelliklerin tümünü, bir Asarcık köyünden, hatta sadece bir yürüyüşle ya da bir fincan çay eşliğinde kısa bir sohbetle bile tadabilirsiniz. Her köşede bir başka hikaye, her adımda yeni bir hayat...
Geriye sadece bu güzel yerden ayrılırken arkada bıraktığınız anıları hatırlamak kalır. Yağmurdan sonra gelen ferahlık, sizi sarıp sarmalayan doğanın huzuru, yüzünüze konan bir yağmur damlasının yavaşça kayıp gitmesi...
Bir dahaki sefere, belki de bir başka yağmur sonrasında tekrar buluşmak dileğiyle… Asarcık'ın sizlere sunduğu tüm güzellikleri ve deneyimleri unutmayın, çünkü emin olun ki, Asarcık sizi unutmayacak.
İnanılmaz bir çeşitlilik görürsünüz burada, kıvrımlı yolları, koyu yeşil yapraklı ağaçları ve tabii ki, canlı renkteki çiçekleri ile. Hissedilen kokular, dinlenen sesler ve tanınan kişiler size oldukça samimi ve sıcak hissetmenizi sağlar.
Dikkatlice bakıldığında, Mehmet Amca'nın kırlangıçları beslediği ahşap evinin çatısını, tüm kasabayı saran taze ekmek kokusunu, Suat Abi'nin kahkahalarının çınlayışını ve minik Ayşe'nin tatlı hıçkırıklarını duyabilirsiniz. Her sokakta, köy meydanında, cumbalı evlerde gülüşler ve öyküler sizinle olacaktır.
Ancak, Asarcık'taki gerçek şölen yağmurdan sonra başlar. Toprağın ve taşların üzerine düşen damlalar, etrafı hafif bir sis perdesiyle sarar ve bir huzur doğurur. Her çiçek başını kaldırır ve tüm renkleriyle coşkuyu ilan eder. Ağaçların yaprakları ıslanır ve yağmurdan sonra doğanın şarkısını en yüksek sesle çalmaya başlar.
Yağmur sonrası havadaki tazelik, yüzünüze vuran serin rüzgar ve sabah çiyi ile nemli otların üzerine basmanın verdiği hafif serinlik hissi, köylülerin komşularıyla kahvesini yudumlarken birbirine sıcak gülümsemelerini, çocukların sıcak ekmek kavgası; İşte Asarcık böyle bir yerdir.
İşte bu güzelliklerin tümünü, bir Asarcık köyünden, hatta sadece bir yürüyüşle ya da bir fincan çay eşliğinde kısa bir sohbetle bile tadabilirsiniz. Her köşede bir başka hikaye, her adımda yeni bir hayat...
Geriye sadece bu güzel yerden ayrılırken arkada bıraktığınız anıları hatırlamak kalır. Yağmurdan sonra gelen ferahlık, sizi sarıp sarmalayan doğanın huzuru, yüzünüze konan bir yağmur damlasının yavaşça kayıp gitmesi...
Bir dahaki sefere, belki de bir başka yağmur sonrasında tekrar buluşmak dileğiyle… Asarcık'ın sizlere sunduğu tüm güzellikleri ve deneyimleri unutmayın, çünkü emin olun ki, Asarcık sizi unutmayacak.